?>
Heybemde ki Yıldızlar!
Mutluluk bu kadar uzak mıydı soframa. Hiç mi beğenmedi soframda ki yemekleri? Hiç mi denemedi sıcacık çorbamdan. Tuzu mu eksikti acaba ya da çok mu fazlaydı acısı. Ben doyuyordum o sofrada o niye doyamadı acaba?
Neden diye soruyorum sürekli kendime neden hep karanlık dünya. Neden aydınlatmıyor gecelerimi eski dostlardan kalma bir anı. Neden kafamı yastığa koyduğumda uyuyamıyorum. Neden sevmiyorum geceleri çöken yalnızlığı. Neden yetmiyor gökyüzünde ki yıldızlar. Işıkları teker teker sönerken neden canım acıyor.
Bilmezdim küçükken hayatın bu kadar acımasız olduğunu. Çevremde ki insanları doğru seçmem gerektiğini. Heybemde biriktirdiğim hiçbir şey yardımcı olamıyor yalnız kaldığım zaman. Hepsi kaçıyor kedi görmüş fare gibi. Fırlamak istiyor heybemden kaçmak uzaklara kimsenin bilmediği diyarlara.
Başarısızlık o kadar işlemiş ki içime ağır gelmiyor artık. Sanki bir organımmış gibi taşıyorum karaciğerimin biraz üstü akciğerin biraz altında. Nefes alırken acıtıyor ara ara. Çok uzak mutluluk bize çünkü tutsak kalmış her uzvumuz hasrete. Bu hasret öyle bir hasret ki çok nadir vuruyor yüreğimin sokak lambasına. Söndürüyor bir anda bütün ışığı kalıyorum karanlıkta yapayalnız ve çaresiz.
Bazen dalıyorum uzaklara. Diyorum gitsem buralardan. Gitsem ve geri gelmesem hiç
Yastığımda gizli gözlerimin bütün sırları açarsa ağzını dökülür gökyüzünde ki mutluluğun yıldızları.
Işıksız bırakır geceleri, üşütür yalnızlığı sanırsın mutluluk yakın belki yarın belki yarından da yakın.
Her zaman ki sessizliği istiyorum hayatımda ama bu seferki ölümün sessizliği olsun hiç gitmesin hep öyle kalsın.
Eğer biri bozarsa bu sessizliği heybemde ki bütün yıldızlar ona kalsın…

Benzer Hikayeler


Ben üzülünce çok üzülüyorum, kimseyle de paylaşmıyorum, şimdi yatayım sabaha bir şeyim kalmaz diyorum. Ve sabaha çok şey kalıyor.
Devamını Oku
Çocukluğum gülüşlerim can çekişiyor içimde. Nasılda yorgunum sana olan anılarımdan. Hayallerim bile dizlerimin üzerinde.
Devamını Oku
Kardelen
Ağlar mıydı gözlerin hiç hatırlamıyorum. Hiç kalbinin sıcaklığını hissetmiş miydim ellerinde. Belki de bir sonbahar akşamıydı aşk ve biz kışın açan kardelen. Yetişemedik... Tutunamadık her mevsim bir toprağa. Bekledik bir gün gelirde bizde köklerimizi salarız diye. Ama hep geç kaldık. Yanımızdakiler buldular ilkbaharda sevdiklerini biz çürürken. Aşk sularken herkesi gözlerimiz yolları gözledi belki bize de düşer bir damla sevinir yapraklar açar çiçekler. Bize hiç uğramadı yapraklarımız hep aşağı baktı gökyüzünün maviliğinde kaybolup ilkbahar kokusunu çekemedi dallarına. Artık beklemiyor yapraklar bir damla su köküne sa Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...