Pazarımda ki Son Meyve!
Buraya yazdığım her şey benim içimdeki duyguların kalbimin haftada iki kere içinden umut treni geçen dar bir sokağına kurulmuş bir pazarından sadece bir kaç meyvesi. O sokak o kadar dar ki tren azıcık büyük olsa bütün hayatınızın üstünden geçer. Bazen o kadar küçük gelir ki nefes alamazsın sıkılırsın duvarlara yazılar yazarsın. Belli olmaz fiyatları bazıları çok ucuzdur bazıları çok pahalı. Bazı meyveler çürük çıkar bazıları tam zamanında toplanmış nar gibi. Bazıları ilaçlanmış gibi koskocaman bazıları organik ve küçücük. Hiçbir zaman yerine gelmeyeceğini bildiğimiz umutlarımız besler onları. Bazılarına yetmez çürür bazılarına fazla gelir büyür. Herkesin içinde bir pazarı ve satıcıları vardır. İyi huylusu ve kötü huylusu. Bazıları meyvelerin çürüklerini verir bilerek bazıları en güzellerini doldurur torbalara. Bazıları satış yaparken şiir okur bazıları beddua. Bazıları sana daha güzel meyveler için derin derin toprak kazar bazıları öldürmek için mezar kazar. Kime güveneceğini bilemezsin o pazarda. Yanındayım sana meyvenin iyisini seçeceğim diyecek ve arkanı ilk döndüğünde sırtına bir hançer izi bırakacaklar olacak. Hiç beklemediklerin yanında olacak bazen. Sevmediklerin karşına çıkacak o pazarda herkesin elinden bir poşet toplamaya çalışıyor ölülerin kalplerinden bir kaç kırıntı. Orada aklına gelecek her şey böyle gözünün önünden bir film şeridi gibi akmasa da göreceksin her şeyi. Ben ne yaptım diye irkileceksin. Herkesin bir pazarı olduğunu farkına vardığında kaçacaksın oradan bırakacaksın tezgahını istemeyeceksin insanların görmesini çürük meyvelerini. En çokta çürük insanların poşetlerinde güzel meyveler gördüğünde üzüleceksin. Herkes ederini kadar sözüne hiç güvenin kalmayacak. İnsanların samimiyetine güvenmeyeceksin. Ve bir köşede o kalbinin pazarından aldığın üzümlerden yaptığın şarabını içerken düşüneceksin. Çürük meyve taşırım belki poşetim de ama asla çürük insan taşımam diyeceksin. Ve Fırtınalı bir gün eve gitmek için pazardan geçtiğinden yerlerde insanlar göreceksin zehirlenmiş insanlar. Onlar çürük dünyanın çürük insanları değil. Çürük insanların çürük meyvelerini yiyen insanlar. Hiçbir anlamı kalmayacak pazarın en sonunda dayanamayacaksın ve kalbinde ki pazarın kapılarını kilitleyeceksin.
Ve meyvelerini Markette satmaya başlayacaksın.
Mutluluğu orada sanma ey hayat esnafı. Mutluluk çok uzaklarda güneş görmeyen evin tüten sobasının üstünde ki çaydan gelen buharlar da.
Marketten hiçbir zaman umut treni geçmeyecek...

Benzer Hikayeler


Geçen yıllar
İyisiyle kötüsüyle üniversite hayatının da sonuna geldim. Dört yılım da burda geçti. Artık yeni bir serüven başlıyor. Ben üniversiteyi Giresun'da okudum. Gerçekten bu küçük ve sevimli şehir bana çok şey kazandırdı. Hele o gün batımı ve doğumu . Bu kadar güzel ve eşsiz olamaz . Yeşilin ve mavinin her tonunu yaşayabileceğiniz bir şehir. Eğer imkanı olan varsa gezmesini ve görmesini tavsiye ederim... Fotoğrafı bugün çektim...
Devamını Oku
img/hikaye/thump_big/15b157aea8d130_400_yinebirgun.jpg
ben diğer yarını o kadar çok sevmiştik ki
Sen çift karakterliydin ! kalbinin yarısı saf, masum, temiz diğer yarısı da tam tersine çakal, düzenbaz ve pisti !! ve ben diğer yarını o kadar çok sevmiştik ki !! bu saflık masumluk sana o kadar yakışıyordu ki !! Hep bu iyi yanını ortaya çıkarmak için çabaladım, uğraştım ama sen hep kötü yanını dışarı çıkardın. Keşke o kötü yanını değil de iyi yanını daha çok ön plana çıkarsaydın. Ne olurdu? ne kaybederdin? Hal bu ki biz neler kazanmış olacaktık. Aklıma o saf masum halin geliyor ayrıldığımıza üzülüyorum... 2 3 dakika sonra diğer yüzünle yaptıkların geliyor.... iyi ki ayrılmışım diyorum. Ahhh keşke bir hay Daha fazla oku
Devamını Oku
İnsan gerçekten sevdimi unutamıyor be
Senin güldüğün, benim defalarca öldüğüm bir fotoğrafın var.

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...