?>
Sadece yazmak istedim.
Seninle bir markettin, balık reyonuyla sebze reyonu arasında bakıştık ilk kez, ben bir taraflarını kaldırmamak adına keskin bir bakış atıp kafamı çevirdim.
Sonra kafamı çevirdiğim şeyin dünyada bulunan tüm iyi şeylerin insan bedenine sığdırılmış şekli olduğunu düşündüm.
Kısacık saçların vardı, dışarıda siyah bir jiple muhtemelen baban bekliyordu ve onun yanına binip gittin.
Kasada Money Card'ım yoktu kasiyer senden rica etti ve sen de şaşkınlıkla gülümseyerek verdin, teşekkür bile edemedim.
Evliyim ve yaşça senden büyüğüm zaten bir şey olamazdı aramızda ama bende bıraktığın izlenim; hayatımda yaşanmış ve yaşanacak olan tüm iyi ve kötü şeylerin ikimiz arasında yaşanması gerektiği şeklinde oldu.
Biz okyanusun altında bir fanusun içinde yaşıyorduk sanki. Bilemiyorum, evde içiyorum öylesine. Unutulacaksın ve bunu okumayacaksın biliyorum. Sadece yazmak istedim.

Benzer Hikayeler


Bir insan kaç kere aldatılabilir ki...
Hikaye yaklaşık olarak bundan 1 yıl önce başladı. Web yazılım firmasında çalısıyorum, aynı zamanda da freelance web yazılım yapıyorum. Bir gün bir abi bende çok hatırı var, bir arkadaşın web yazılımına ihtiyacı var ama para almayacağız yapar mısın dedi. Bende abinin hatırına kabul ettim ve başladım yazılımı yapmaya. Yazılım firmasının iş takip sistemi, tabi bu firmaya gidip gelirken orada ki satış temsilcisi kıza rast geldim daha sonrasında sistemi anlatırken iyice abayı yaktım. Takıldığı yerlerde sorması için çalışanlara numaralarımı verdim. Tabi ben whatsupptan filan sürekli bu kıza “yazılımda sıkıntı var mı” filan d Daha fazla oku
Devamını Oku
TAKINTI
Üstünde kırmızı bir ruj lekesi olan sigara izmariti, yerde, dün geceki yağmurdan kalan su birikintileriyle dolu asfaltın üstünde. Topuklu ayakkabının boş sokakları çınlatan sesi, birkaç metre ileride bir mahalle bakkalının önünde. Şimdi duraksadı, saat sabahın körü, uzaktaki işine gitmek için evden erken ayrılan birkaç memurdan başka kimse yok. Şimdi onlarda yok, etraf tamamen sakin. Birkaç dakika sonra, topuklu ayakkabı sesleri tekrardan dört katlı apartmanların balkonlarından yankılanıp kulağıma gelmeye devam ediyor. Şimdi onu görebiliyorum, kahverengi parkasına sıkıca sarılmış, bir elinde içinde sigara olduğunu anlayabildiğim yarı say Daha fazla oku
Devamını Oku
Adının üstüne anılar koydurma.. sen mezar taşı değilsin…

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...