?>
Mürekkebim Bitiyor...
Kalemim yoruldu artık eskidi artık yazamıyor. Yaşlanmış ellerime ağır geliyor kımıldatamıyorum. Sevmiyor artık beni güvenmiyor bana içimi dökmeme izin vermiyor beyaz sayfalara. Senin neyine diyor beyaz bir sayfa. Belki de vaktim doldu bu sayfalarda çok yazdım. Hep şey derdim kendime ölene dek yazacağım pes etmeyeceğim. Çevremde ki her şeyi yazacağım. Ama bu aralar anlıyorum ki utanıyorum yazarken o kadar basit görüyor ki insanlar hayatı. Geçen zamanın ölümün habercisi olduğunu anlayamıyorlar yada anlamak istemiyorlar. Çünkü onların işine gelmiyor gerçekle yüzleşmek. Hep tozpembe olsun istiyorlar hayatlarının her gün kaydıraktan kaymak attığı hikayelerin çok izlenmesini istiyorlar. Hep sevgili istiyorlar ama sevmeyi bilmiyorlar. Ben çok seviyorum be diyorlar. Sevmek o kadar kolay mı be. Onlar hiç kokusunu özledi mi birinin? Yanında olduğu halde dokunamadığı oldu mu saçlarına. İçinden akıp gitmek isteyen duyguları tuttu mu boğazında. Sevmek kolay değil be evlat. Hiç uğraşma üzüleceksin. Ben bunlara yakınmadım hiç hayatımda hep gerçeklere odaklanmayı sevdim. Dışarıda yatan çocuğu duygularını benimsedim içimde. Çaresizliği hissettim damarlarımda. Çaresizlik en kötü duygu. Hiçbir şey yapamamak sanki tanının kırbacı gibi. Elinden hiçbir şey gelmiyor böyle kalıyorsun. Kımıldamak istiyorsun ama olmuyor nefes almak istiyorsun boğazında birisi tutuyor sanki. Ben çaresizlikle babam öldüğünde tanıştım. Doktorun başınız sağ olsun dediğinde ilk kez hissettim içimde. Ağlayamadım bile yaslandım duvara. Gözlerimi bile kullanamıyordum dizlerimin bağı çözüldü ve yere çöktüm. Dondum kaldım şuan yazarken olduğum gibi. Ağlamak istedim ama yapamadım belki bir iki damla gözyaşları bitirecekti içimdeki her şeyi ama yapamadım anladın mı? Kalbimin yarısı gitti resmen nefes bile almıyordum bazen. Nasıl bir his biliyor musun? Bende bilmiyorum. Anlatamıyorum yıllarca o kadar şey döktüm kalemimden defterime ama bunu dökemiyorum aynı gözyaşlarım gibi. Kaldı içimde hep o duygu hiç anlatamadım birine. Yazamadım hayatımdaki en önemli sevgilisi kara defterime. Bak şimdi hatırladıkça kötü oluyorum ama yine bir şey yapamıyorum. Hayatımda ikinci çaresizliğimi de babamın üstüne toprak atarken yaşadım. Verdiler elime küreği dediler ki sıra sende. İçimden "Hayır" dedim. Ne diyorsun sen ben babamın üstüne nasıl toprak atarım. Yine sustum konuşamadım. Attım toprak. Sanki o toprağı babamın üstüne değilde kendi kalbimin üstüne attım. Çünkü o günden sonra hiçbir şey hissetmemeye başladım. Yok oldum resmen belkide bana göre değildi hayat. Uymadım hiç koşullara sevmedim ben yaşamayı. Her gece yatarken kötü haber almamak için telefonumu sessize almak zorunda niye kaldım ben? Çaresizliğim budur. Yaşamak istemiyorum ben. Ve kimsenin geçer kardeşim demesini istemiyorum. Çünkü geçmiyor...

Benzer Hikayeler


Takıntımdan Nasıl Kurtulacağım?
27 yaşında sözlüyüm yaklaşık 3 bucuçuk senedir birlikteyiz güzel anlaşıyoruz. Yanımdayken gayet ilgili konuşkan ama eve gidince aradığım vakit teleofonuma bakmıyor sorduğumda ailem kapımı filan dinliyor rahat olamıyorum diyor. Bir erkek ailesinden neden bu akdar çekinir ki? geçenlerde ortak arkdaşlara yemek için toplanacaktık, arakdaşlar sorduğunda bakarız dedi aradım gelicekmisin diye ne açtı ne etti. 3 4 saat sonra beni aradı telefon nerdeydi niye bakmadın diye soruyorum koltuğun altında kalmış diyor, her gün arıyorum hergün yelefon bi yerlerde açmıyor. bi nedenle geçenlerde yine aradım açmayınca ben de sinirlendim bıktım artık soğ Daha fazla oku
Devamını Oku
"Söz vermiştin" cümlesi kadar can yakıcı ve çaresizlik içeren bir şey yok.
Hello. And Bye.

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...