KAYIP hikayesi 40.Bolum
Kayıp(40.bölüm)

Saat 00:00-ı gösteriyordu. Artık buluşma zamanı gelmişti. Ama hiçbir ses yoktu adamdan. Profesör on beş dakika daha bekledi. Sessizlik aynı şekilde devam ediyordu. Galiba, bu sefer şaka yapmıştı o notu gönderen adam. Prof.Hambert sinirinden delirmek üzereydi. "Kimsin sen?! Ne istiyorsun bizden?! Haydi, çık karşıma!"-diye bağırmaya başladı. Etraftan geçen insanlar ona deli gibi bakıyorlardı. Biraz daha orada durmayıp eve gitmeyi tercih etti. Çünki, burada durması mantıksızdı.

Saat 00:50-yi gösterdiğinde profesör eve girdi. Sakince kapıyı kilitleyip yatak odasına doğru ilerledi. Herkes uyumuştu. Lei ve Jhonny yatak odalarında, Rudolf ise salondakı kanepede uyuyordu. Yatak odasındakı aynanın karşısında durdu birkaç saniye. Yüzündeki kırışları farketti. Artık yavaş yavaş yaşlanıyordu Hambert Silver. Eskisi gibi güçlü değildi. Dertler, sıkıntılar onu bu hale getirmişti. Virüs düşmüş bir bilgisayar gibi günden güne çöküyordu.

Sabah ilk uyananlardan biri Lei'ydi. Bugün, yani sekiz şubat onun doğum günü. Ömründen bir yıl daha geçip gidiyor. Tıpkı sonbaharda ağaçların yapraklarını döktüğü gibi. Yapraklar kuruyunca tek tek dökülür ağaçlardan. Zaman geçtikçe de insanın ömründen yıllar geçer tek tek. Yüzünde küçük bir gülümsemeyle uyandı. Bugün herşey onun istediği gibi olacak. Çünki, bugün onun doğum günü.

İlk önce banyoya gidip elini-yüzünü yıkadı. Sonra kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa gitti. Tam mutfak kapısını açıp içeriye girecekken, Jhonny onun karşısında dikildi.

"Doğum günün kutlu olsun, Lei abla!" -diye başladı lafına. "Sana bundan sonraki hayatında hep iyi günler diliyorum. Bütün dileklerin gerçek olsun."

"Çok teşekkür ederim, Jhonny! Çok incesin."-diye cevap verdi Lei.

Sonra mutfağın kapısını açıp içeriye girdi. Gözlerine inanamadı. İlk defa sabah kalktığında kahvaltı masasını hazır görüyordu. Rudolf ve Prof.Hambert ayakta durmuş onu bekliyorlardı. "Günaydın, kızım. Doğum günün kutlu olsun!"-ilk olarak profesör başladı konuşmaya. Gülümseyerek cevap verdi Lei:

"Sağolun, profesör !"

Ve Rudolf eliyle arkasında sakladığı bir buket çiçeği Lei'ye uzattı.
"Unuttuğunu sanmıştım. Gerçekten yanlış düşünmüşüm."
Rudolf'un gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladı Lei. Rudolf bu sözlerden sonra gülümseyip "Hiç unuturmuyum sence böyle güzel bir günü?"-diye cevap verdi. Sonra Lei'nin oturacağı sandalyeyi eliyle arkaya çekip onu yerine oturttu. Güne çok iyi ve kibar bir şekilde başlamıştı Rudolf.

Öğlen Lei için hediye almaya mağazaya gitti. Daha üç gün önceden çok güzel bir hediye seçmişti onun için. Hediyeyi alıp kısa bir sürede eve geri döndü. Lei'nin yaptığı işleri bugün Rudolf ve Jhonny yapıyorlardı.

Prof.Hambert ise dünkü olayı düşünüyordu. Kaç gündür ona not gönderen adam kim acaba? Artık ciddi bir tehlike kapıdaydı. Her an kötü bir olay ola bilirdi.

Akşam için Rudolf güzel bir plan yapmıştı. Lei'yi şehrin en yüksek noktasındakı bir restorana götürdü. Buranın manzarası müthişti. Bütün şehir ayaklarının altındaydı. Cam kenarındakı masaya oturur oturmaz siparişlerini verdiler. Rudolf hediyesini Lei'ye takdim etti. "Yinemi hediye? Bugün beni şımarttın iyice, Rudolf!"-diyerek şaşırdığını ve aynı zamanda da sevindiğini gösterdi. "Sana bunlar az bile, aşkım!"-diyerek cevap verdi Rudolf. Lei hediyeyi açmaya başladı.

Lei:

"Bu ne ha?! Bumuydu hediyen?"

Rudolf:

"Oha! Bunu bende beklemiyordum."

Hediye kutusundan iç çamaşırı çıktı. Galiba dükanda hediyeler karışmıştı.

Rudolf:

"Hediyeler karıştı. Ben bunu almamıştım. Ben küçük, şirin bir ayıcık almıştım. Ama istersen bu hatamı telafi ede bilirim."

Lei:

"Nasıl?"

Rudolf:

"Yemeğini ye! Sonra anlarsın."

Yemeklerini yedikten sonra sahile inip romantik bir gece geçirdiler. Bu doğum günü Lei için unutulmaz bir gün oldu.

Prof.Hambert evde kitap okuyordu. Jhonny ise odasında uyuyordu. Birden motor sesi geldi ve birkaç saniye sonra kapı çalındı. Profesör kapıyı açtı. Aşağıda bir pizza kutusu vardı. Pizzayı alıp içeriye girdi. Kutuyu açtı. Yarım bir pizza ve bir kağıt vardı içinde. Yine bir not vardı. Kağıdı açıp notu okudu:

"Merhaba, profesör! Kusura bakma işim çıktı ve seninle görüşemedim dün gece. Yakında karşılaşacağız. Benim kim olduğumu merak ediyorsun ama biraz daha sabretmelisin !"...
img/hikaye/thump_big/15ace06987769f_400_yinebirgun.jpg

Benzer Hikayeler


Kayıp hikayesi 43.Bölüm
Kayıp(43.bölüm) Hemşire koşa koşa gidip dr.Chi-sang'a haber verdi. Hemşire: "Hocam, yoğun bakımdaki hastanın kalbi durdu!" Dr.Chi-sang ve iki hemşire beraber yoğun bakıma koştular. Prof.Hambert'i acil ameliyathaneye götürdüler. Dr.Chi-sang "Hemen elektroşok cihazını çalıştırın!"-diye seslendi hemşirelere. Hemşireler cihazı çalıştırdılar. Dr.Chi-sang cihazla kalbe ilk dokunuşu yaptı. Kalp cevap vermedi. Dr.Chi-sang: "Cihazın gücünü arttırın, çabuk!" Hemşireler cihazın gücünü arttırdılar. Dr.Chi-sang kalbe ikinci dokunuşu yaptı. Bu sefer de hiçbir cevap gelmedi. Gittikçe umutları tükeni Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesi 31.Bölüm
Kayıp(31.bölüm) Kurye pastayı Rudolf'a teslim etti. Ücretini aldıktan sonra gitti. Rudolf o güzel pastayı bozulmaması için buzdolabına koydu. Rudolf: "Akşama kadar burada bekle! Akşam hakkettiğin değeri göreceksin." Bu zaman Prof.Hambert aşağı kattaki eğlence merkezinde bilardo oynuyordu Lei ile birlikte. Bir kaç dakika sonra Rudolf'ta onlara katıldı. Jhonny Elizabet'in yanından ayrılıp odalarına geri döndü. Yemeğe bir şey aradığı için direk buzdolabına doğru koştu. Kapağı açtı. İçeride bir şişe meyve suyu, bir şişe şerap, bir şişe bira, bir paket cips, bir tabak özel Tayland peyniri ve bir güzel pasta vardı. Bu p Daha fazla oku
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 13.Bolum
Kayıp(13.bölüm) "Bilir misin?" şiiri için Sevgili yazar Elif Koç'a teşekkürler! Prof.Hambert ve Rudolf hastaneden çıkıp 3-cü-son malzeme için Fransa'ya doğru yola çıktılar. 3.malzeme ruh tozuydu. Ruh tozu beyaz renkli, çok kıymetli bir toz. Ruh tozundan dünyada sadece 24 gram var. O, 24 gram tozda Fransa'da-Paris'te bir müzede korunuyor. Uzun yolun verdiği yorgunluktan dolayı Rudolf gözlerini kapatıp uykuya daldı. Natalya geldi gözünün önüne...Siyah saçlı, mavi gözlü, nur yüzlü Natalya. O uzun bir yolculuğa çıktı. Hiç dönmemek üzere. Daha huzurlu, daha sakin ve daha adaletli bir dünyaya gitti. Rüyasında Rudolf Natalya'yla bera Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...