KAYIP hikayesi 33.Bolum
Kayıp(33.bölüm)

Yeni gelen not herkesi korkuttu. Birileri onları izliyordu. Prof.Hambert bu sefer hiçbir yere gitmeyeceklerini ve burada kalacaklarını söyledi. Tehlikeli olsa da, burada kalma kararı aldılar.

Bugün Londrada "Liderler" konseyinin toplantısı var. Saat on ikide hayatta kalan bütün liderler Big Ben'de buluştular. Saatin on ikiyi göstermesi ile toplantı başladı. Konu Prof.Hambert'ti.

An-Wen:

"Beyler, çemberimiz gittikçe daralıyor. Üç kişi kaldık. Koskoca liderler bir profesörü öldüremiyorlar."

Shing:

"Diğer arkadaşların hepsi öldürüldümü?"

An-Wen

"Evet. Ken-Zhi restoranda yediği yemekten zehirlenerek öldü. Ming bir tünelde trafik kazası geçirdi ve kurtulamadı. Sian'ın villasında yangın çıktı ve diri diri yandı. Lian intihar etti. Dokuz katlı bir binadan aşağıya atladı."

Lang:

"Eğer profesörü öldüremezsek, bizi de aynı son bekliyor. O yüzden daha ölümcül bir tuzak kurmalıyız profesöre."

An-Wen:

"Biraz sonra şef bizimle video bağlantı yapacak. Sıranın hangimizde olduğunu, o belirleyecek."

Rudolf ve Lei Himalay dağlarında küçük bir gezinti yapmaya karar verdiler. Sıcak kıyafetlerini giyinip, evden dışarı çıktılar. Dağın tepelerinden birine doğru gitmeye başladılar. Tepeye çıktılar. Orada on-on beş dakika oturup güzel manzarayı seyrettiler. Gözlerini kapatıp, güzel hayallere daldılar.

Sonra dağdaki telesiyeje binmek için oturdukları tepeden biraz aşağıya gittiler. Telesiyejle dağın bazı yerlerini keşf ettiler. Bazı güzellikleri yukarıdan seyrettiler.

Jhonny ve Prof.Hambert'te baba-oğul gezmeye çıktılar. Yavaş-yavaş kar yağmaya başlıyordu. Evin yakınındakı otele gelen turistlerde bu güzel yerlerin keyfini çıkarıyorlardı.

Alfred ise evde oturmayı tercih etti. Sıcak kahvesini yudumlarken, bir taraftanda sıcacık köşesinde oturup kitabını okuyordu.

Alfred:

"Yaşlı adam susmayı tercih etti. Bütün haksızlıkları susarak izledi. Kaçmayı tercih etti. Bütün acıları arkasında bırakıp kaçmayı. Sanki bambaşka bir dünyanın insanıydı yaşlı adam. Garipti, sessizdi, güçsüz ve zayıftı. Hayatında baş veren olayları bir sinema gibi izlerdi. Hem de, en ön sıradan.

Dışarı çıktı biraz hava almak için. Ama artık o eski toz kokusunu alamıyordu sokaktan. Kan kokuyordu sokak. Şehrin üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu.

Her şeyi unutmayı denedi. Ama asıl çaresi unutmak değildi. Tek bir çaresi vardı. Sonsuza kadar sevmeliydi..."

Bu zaman Lang keskin nişancı tüfeğiyle evden beş yüz metre uzaklıkta saklanmıştı. Alfred arkasını döndüğü için onu prof.Hambert sandı. Ateş etmek için nişan aldı. Üçe kadar saydı ve ateş etti...

Benzer Hikayeler


KAYIP hikayesi 21.Bolum
Kayıp(21.bölüm) Rudolf gözlerini açtı. Küçük, karanlık bir odadaydı. Kolları ve ayakları bağlıydı. Bağırmaya başladı. Rudolf: "Burası neresi?! Neredeyim ben?! Yardım edin!!!" Yaklaşık kırk-kırk beş yaşlarında, beyaz saçlı bir adam girdi içeriye. İsmi DongJian'dı. DongJian: "Bağırma! Burada sana yardım edecek biri yok. Bir kaç gün ve ya bir kaç hafta bizim misafirimiz olacaksın." Rudolf: "Siz kimsiniz? Burası neresi?" DongJian: "Ben şu an içerisinde olduğun binada çalışanların patronuyum. Seni buraya getirmeleri için adamlarıma emri ben verdim. Burada hayvanları klonlamak için Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesi 48.Bölüm
Kayıp(48.bölüm) Lei: "Aaa!!!" Jhonny: "Baba, bu ses Lei'nin sesi!" Prof.Hambert: "Koş oğlum içeriye! Jhonny ve prof.Hambert içeriye koştular. Ying Lei'nin kafasına silah dayamıştı. Lei zor durumdaydı. Ying: "Sonunda geldiniz! Jhonny çıkar cebindeki zehiri!" Jhonny cebindeki bir poşet zehiri çıkardı. Ying: "Babanı sen öldüreceksin! Çabuk o zehiri profesöre içir! Yoksa, Lei'ye yazık olacak." Jhonny: "Hayır yapamam!" Ying kötü kötü gülümseyerek cevap verdi: "Ama ben Lei'yi öldüre bilirim." Jhonny ve prof.Hambert çok zor bir durumdaydılar. Jho Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesi 27.Bölüm
Kayıp(27.bölüm) Sian'ın adamları yanlışlıkla klon Rudolf'u kaçırdılar. Gerçek Rudolf Lei'yle birlikte sağ salim marketten çıktı. Bir paket çikolatayla Prof.Hambert'in yaşadağı eve doğru gittiler. Sizcede bu kadarı büyük şans değilmi? Kapı çaldı. Jhonny kapıya taraf koştu. Kapıyı açtığında gördüğü manzara onu şok etti. Şeker alması için markete gönderdikleri Rudolf, elinde bir paket çikolata ve güzel bir kadınla geri dönmüştü. Rudolf büyük bir sevinçle Jhonny'e sarıldı. Rudolf: "Seni gördüğüme çok sevindim evlat!" Jhonny: "Ne yapıyorsun, Rudolf amca?!" Rudolf ve Lei başlarına gelen herşeyi anlattıla Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...