KAYIP hikayesi 29.Bolum
Kayıp(29.bölüm)
Jhonny sakince adama yaklaşmaya başladı. Çalıların arkasındakı adam hırsızlardan biriydi. Rudolf adamın yanıbaşında çömelmişti. Lei Rudolf'a doğru koşup onu kucakladı. Yüzünde bir gülümseme yarandı. Uzun zamandır Lei'nin yüzü gülmüyordu.
Lei:
"İyimisin, Rudolf? Seni çok merak ettik."
Rudolf:
"İyiyim. Korkmayın. Sabah profesör Hambert'in mide bulandıran özel enerji içeceğinden içtim. Bana hiçbir şey olmaz."
Prof.Hambert:
"Peki, ormandaki kan lekeleri kimden bulaştı ve yeşil parça kimin kıyafetinin parçası?"
Rudolf:
"Hemen anlatıyorum! Ben çalıların arkasında saklanıyordum. Birden hapşırdım. Hırsızlar üzerime doğru geliyordular. Ben zaman kazanmak için çantadan haritayı alıp çantayı orada bıraktım. Hemen kaçtım. Hırsızlardan birinin üzerine koşup kafasına taşla vurdum. Adamın kafası kanadı. Ama adam bayılmadı ve beni kenara itti. Adamı yüz metre kenarda dövüp bayılttım. Sonra ikinci hırsıza da aynı şekilde saldırdım. Adam kaçmak isterken kıyafeti biraz yırtıldı. O da çok kaçamadı. Biraz ileride onu da etkisiz hale getirdim. Bu da son hırsız."
Jhonny:
"O zaman trene geri dönelim. Herkes bizi bekliyor."
Paralar ve altınlarla dolu torbayı alıp trene geri döndüler. Herkes büyük bir sevinçle onları karşıladı. Alkışlar altında trene bindiler. Tren harekete başladı.
Bir saat sonra Vietnam'a vardılar. Vietnam dendiğinde, insanların aklına ilk önce savaş gelir. Vietnam savaşı. Tarihin en büyük savaşlarından biri. ABD-nin destek olduğu Güney Vietnamla Kuzey Vietnam arasındaki savaş. Bu savaşta Vietnam 1,5 milyon yurttaşını ve zehirlenme sonucu topraklarının 3'te birini kaybetmesine rağmen savaştan galip çıktı. Amerikalılar ise bölgede 58 bin ölü bırakırken, savaş sonrası Vietnam'dan ülkelerine dönen askerlerin önemli bir kısmı da intihar ederek yaşamlarına düşman kurşunlarıyla değil de kendi elleri ile son verdiler.
Prof.Hambert onları bir fabrikanın yanına getirdi. Burası ülkenin en önemli fabrikalarından biriydi. Burada insanlar için bir ilaç yapılıyordu.
Jhonny:
"Burası neresi, baba?"
Prof.Hambert:
" Tüm hastalıklara şifa olduğu söylenen yılan şarapları bu fabrikada üretiliyor. Şişenin içinde hakiki yılan saklıyorlar."
Onlar fabrikadan bir şişe yılan şarabı alıp Halong körfezine gittiler. Halong körfezi Vietnamın tabiat harikalarından biri. Vietnama gidildiğinde görülmesi gereken yerlerden biri de Halong körfezi.
Lei:
"Burası harika bir yer!"
Rudolf:
"Evet. Biz eskiden daha çok gelirdik buralara."
Prof.Hambert:
" Halong Körfezi, UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilmişdir.
Efsaneye göre meşhur ejderha burada gökten inmiş ve kuyruk darbeleriyle dağları yararak, bu harika manzarayı oluşturmuşdur. Peri masalı dekorlarına benzeyen bu körfezde yeşilliklerle kaplı üç binden fazla adacık var."
Jhonny:
"Vietnam gerçekten güzel bir ülke."
Bir-iki saat gezdikten sonra Prof.Hambert artık hazineyi çıkarma vaktinin geldiğini söyledi. Haritada gösterilen heykelin yanına gittiler. Oradan 100 adım karşıya, 50 adım sağa ve 150 adım karşıya gittiler. Geldikleri yerde bir bina vardı. 14 katlı bir binaydı. Hazineyi çıkaramadılar. Belki de onlar için en iyisi buydu...

Benzer Hikayeler


KAYIP hikayesi 21.Bolum
Kayıp(21.bölüm) Rudolf gözlerini açtı. Küçük, karanlık bir odadaydı. Kolları ve ayakları bağlıydı. Bağırmaya başladı. Rudolf: "Burası neresi?! Neredeyim ben?! Yardım edin!!!" Yaklaşık kırk-kırk beş yaşlarında, beyaz saçlı bir adam girdi içeriye. İsmi DongJian'dı. DongJian: "Bağırma! Burada sana yardım edecek biri yok. Bir kaç gün ve ya bir kaç hafta bizim misafirimiz olacaksın." Rudolf: "Siz kimsiniz? Burası neresi?" DongJian: "Ben şu an içerisinde olduğun binada çalışanların patronuyum. Seni buraya getirmeleri için adamlarıma emri ben verdim. Burada hayvanları klonlamak için Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesi 48.Bölüm
Kayıp(48.bölüm) Lei: "Aaa!!!" Jhonny: "Baba, bu ses Lei'nin sesi!" Prof.Hambert: "Koş oğlum içeriye! Jhonny ve prof.Hambert içeriye koştular. Ying Lei'nin kafasına silah dayamıştı. Lei zor durumdaydı. Ying: "Sonunda geldiniz! Jhonny çıkar cebindeki zehiri!" Jhonny cebindeki bir poşet zehiri çıkardı. Ying: "Babanı sen öldüreceksin! Çabuk o zehiri profesöre içir! Yoksa, Lei'ye yazık olacak." Jhonny: "Hayır yapamam!" Ying kötü kötü gülümseyerek cevap verdi: "Ama ben Lei'yi öldüre bilirim." Jhonny ve prof.Hambert çok zor bir durumdaydılar. Jho Daha fazla oku
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 34.Bolum
Kayıp(34.bölüm) Prof.Hambert ve Jhonny geldikleri yolla eve geri dönüyorlardı. Karlı yollarda bıraktıkları izler yavaş yavaş kayboluyordu. Prof.Hambert'in takati kalmamıştı. Yürüyemiyordu artık. Jhonny babasının kolundan tutup çekerek, onun yürümesine yardım ediyordu. Biraz gittikten sonra prof.Hambert bir yerde durup dinlenmek istedi. Bir kaç dakika durdular baba-oğul. Sonra garip, uğultulu bir ses geldi. Yukarıdan onlara doğru kar topaları geliyordu. Bu bir kar çığıydı. Son anda Prof.Hambert ve Jhonny aşağıya doğru koşmaya başladılar. Koşarken prof.Hambert'in ayağı kaydı ve bir anda yere düştü. Ardından Jhonny'de kaymaya başladı. Evden Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...