KAYIP hikayesi 28.Bolum
Kayıp(28.bölüm)
Prof.Hambert, Jhonny ve Lei Rudolf'un çantasını buldular ama Rudolf orada yoktu. Etrafa baktılar. "Rudolf !"-diye bağırdılar. Cevap gelmedi. Ormanda Rudolf'u aramaya başladılar. Orman karanlık ve ürkütücüydü. Lei tilkilerin sesinden korksa da, profesörün arkasından gitmeye devam ediyordu. Biraz sonra bağırtı sesleri geldi. Sesler uzaktan geldiği için tam duyulmuyordu ama Rudolf'un sesine benziyordu. Prof.Hambert, Jhonny ve Lei sesin geldiği yere gitmeye başladılar.
Prof.Hambert:
"Hayır, Rudolf! Bizi böyle bırakıp gidemezsin! Dayan, biraz daha! Bu gece ayrılık rüzgarları esmemeli."
Jhonny telefonla Rudolf'u aradı. Yakın bir yerden telefonun sesi geldi. Jhonny çalıların üzerindeki telefonu aldı. "Neden, Rudolf'un telefonu burada? Hırsızlar ona ne yaptılar acaba?" Lei telaşlı bir halde bu sorulara cevap arıyordu.
Gecenin ürkütücü havası kaplamıştı tüm ormanı. Örümcekler av için ağlarını örüyordular. Güzel kuşlar nöbetlerini baykuşlara ve yarasalara devretmişlerdi. Prof.Hambert elinde lambayla her yerde Rudolf'u arıyordu. Daha yeni bulduğu yardımcısını kaybetminin verdiği telaşla hiç yorulduğunu bile farketmiyordu. Çok yürümekten bacakları ağrısa da, korkunç ormanda ilerlemeye devam ediyordu.
Biraz ilerledikten sonra artık yorulduklarının farkına vardılar. Lei ve Jhonny bir taşın üzerinde oturdular. Prof.Hambert ayakta bekliyordu. Lei elini taşın üzerinde gezdirirken bir sıvıya dokunduğunu farketti. Kırmızı renkli bir sıvı. Bu, kandı. Lei gözlerinden yaşlar aka aka ayağa kalktı.
Lei:
"Olamaz!"
Prof.Hambert:
"Ne oldu?"
Lei:
"Burada kan var. Taşın üzerinde. Bu Rudolf'un kanı ola bilir."
Jhonny:
"Rudolf amca kolay kolay ölmez. O başının çaresine bakar."
Prof.Hambert:
"Haydi, kalkın arayalım Rudolf'u!"
Durdukları yerden ilerlemeye başladılar. Biraz ileride- sarmaşık ağaçlarının yanında yeşil bir parça buldular. Bu bir kıyafetin parçasıydı. Rudolf'ta aynı renkte kıyafet giyinmişti. Durum daha da zorlaşıyordu. Lei kötü hisslere kapılıyordu. Jhonny ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Prof.Hambert'se telaşlı bir halde olanları izliyordu.
Biraz ileri gittikten sonra çalıların arkasında bir adamın yattığını gördüler. Adamın sadece ayakları gözüküyordu. Kafası çalıların öbür tarafında kaldığı için gözükmüyordu. Jhonny sakince adama yaklaşmaya başladı...
Sizce Rudolf olduruldumu?

Benzer Hikayeler


talihsiz
ben çağlar,beyaz korkutucu tenimden dolayı bana "hayalet" derler,eyer 10 yaşında soluk tenli bi çocuksanız bir çok zorbanın gazabına uğrarsınız özelliklede devran gibi isminden bile bela akıyo mahallede herkez ondan korkardı bende dahil...yanlız oyun oynardım hep hiç oynatmazlardı bi gün kırık kaldırımın üstünde otururken birden yanıma yaklaştı.. -ayağa kalk dedi alaycı bi tavırla yumruklarımı sıkarak kalktım "vay hayaleti kızdırdık gece evimize girebilir" dedi arkadaşlarına doğru ben kısık ve ürkmüş bi ses tonuyla "ne istiyosun?" dedim korkunç bi gülümseme atıp balkonda oturan annemi işaret etti kafasın Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesi 23.Bölüm
Kayıp(23.bölüm) Prof.Hambert ve Jhonny Kara Şövalye'yi öldürüp büyüyü bozduktan sonra otele geri döndüler. Artık büyük bir yük prof.Hambert'in omuzlarından kalkmıştı. Otele geldiklerinde kapıda bir adam onları bekliyordu. Uzaktan prof.Hambert'e ve Jhonny'e tanıdık geldi. Bu Rudolf'tu. Daha doğrusu, klon Rudolf. Ama onlar Rudolf'un klonlandığını bilmiyorlardı. Üstelik klon Rudolf normal Rudolf'tan farklıydı. Normal Rudolf çok iyi biriydi ama klon Rudolf normalinden farklı olarak çok kötüydü. DongJian'dan ilk görevini almıştı. Önce normal Rudolf gibi davranmaya başladı. Prof.Hambert: "Aaa! Kapıda bekleyen adam Rudolf değilmi?&qu Daha fazla oku
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 22.Bolum
Kayıp(22.bölüm) Her son aslında yeni bir maceranın başlangıcıdır... Rudolf'un klonlanması başarıyla tamamlandı. Klon Rudolf'a ilk görevi verildi. Prof.Hambert'i öldürecekti. İçinizden şimdi "Neden bu insanların başına hep kötü şeyler geliyor?" diyorsunuz. Hayatın acı gerçeklerinden biride budur. Hep iyi insanların başına kötü işler gelir. Ama güçlü insanlar bütün zorlukları atlatırlar. Hayata hep ümitle bakarlar. Hikayenin baş kahramanları-Profesör Hambert ve Rudolf'ta öyle insanlar. Yani hayata hep dört elle sarılırlar. Zorluklar, tehlikeler onları hiç bir zaman yenemez. Belki bu zorluklardan da onları bir kurtuluş bekliyo Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...