?>
KAYIP hikayesi ilk bolum
Kayıp(1.bölüm)

Bir gün gelecek, bütün insanlık mahvolacak. Dev bir taş inecek yer yüzüne ve dünyadaki bütün canlılar yok olacak. Sadece bir kişi yaşayacak-Profesör Hambert!

Pr.Hambert Harvard üniversitesinin ünlü kimyacı profesörü. Hambert hep büyük bir keşf yapıp daha da ünlü olmak, bütün dünyada tanınmak istiyordu. En büyük hayaliyse bir gün ölümsüzlüğün formulünü bulmak ve sonsuz bir ömür sürmekti.

Pr.Hambert kayıplarla dolu bir hayıt yaşamışdı. Daha 16 yaşında babası kanser hastalığından vefat etti. O günden sonra doktor olacağına ve en zor hastalıkların ilacını bulacağına söz verdi. Ardından 3 sene sonra annesi acılara dayanamayıp hastalıktan vefat etti. Pr.Hambert yalnız bir hayata başladı. Bu yalnız hayat onun gözünü karartmışdı.

Pr.Hambert şimdi 58 yaşında. 35 yaşındaki yardımcısı Rudolfla beraber laboratuvarında ölümsüzlüğün formulünü arıyordu.

Rudolf:winking:rofesör,sizce gerçekten ölümsüzlüğün formulü varmı?

Pr.Hambert: Bu hayatta her şeyin bir formulü var. Sadece biraz daha çok düşünüp,doğru adım atmak lazım.

Rudolf:winking:eki,sizce insanlığın sonuna kaç yıl kaldı?

Pr.Hambert: Kaç yıl kaldığını bilemem ama az kaldı. Teknoloji ve bilim ireliledikçe dünyanın sonu yaklaşıyor. Önce ülkeler savaşacaklar. 3. Dünya savaşı başlayacak. Milyonlarca insan ölecek. Bir kaç yıl sonra insanların kopyalarını yapacaklar. Büyük ülkeler dünyaya hükümdar olacaklar. Fabrikalar çoğaldıkça zehirli gazlar artacak ve ozon tabakasını delecek. Dünya yaşanmaz bir hale gelecek. Bir kaç yüzyıl sonra büyük bir taş yer yüzüne inecek ve dünyadaki bütün canlılar yok olacak...

Rudolf:winking:eki,bu iksir için neler lazım?

Pr.Hambert:Bu sorunun cevabı "Ölüm" kitabında.

Rudolf:surprise:lamaz! Şimdi Mısır'a mı gideceğiz?

Pr.Hambert: Evet.

"Ölüm" kitabı Mısırda Anubisin piramitinde saklı bir kitaptır. Kitabın son sayfasında insanın ölüme galip gele bileceği ve bunun için bir kaç malzemeden oluşan bir iksirin gerekli olduğu yazılıdır. Pr.Hambert ve yardımcısı Rudolf Mısıra doğru yola çıktılar...

Benzer Hikayeler


Kayıp hikayesi 44.Bölüm
Kayıp(44.bölüm) Prof.Hambert artık iyileşip kendine geldi. Gözlerini açtı. Onu bir süreliğine normal odaya yerleştirdiler. İkinci ameliyata kadar vücudun kendisini toplaması lazımdı. Profesörün iyileşmesi haberi hızlıca bütün haber kanallarına yayıldı. Haber kanallarında ilk haber, gazetelerdeyse üst manşet haberiydi bu haber. Düşmanlar da bu haberi çabuk duydular. "Liderler" konseyinin son üyesi An-wen büyük liderden yeni emrini aldı. Yeni görevi hastanede yatan prof.Hambert'i öldürmekti. An-wen'in iki büyük planı vardı: "A" planı- Hastanedeki adamı Lui-şank prof.Hambert'i öldürecekti. "B" planı- E Daha fazla oku
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 20.Bolum
Kayıp(20.bölüm) Rudolf'un telsizinden garip sesler geldi. Prof.Hambert ona seslendi ama yine cevap gelmedi. Prof.Hambert: "Rudolf! Ses ver, Rudolf!" Jhonny: "Çabuk oraya gidelim!" Rudolf'un gittiği tarafa koştular. Karanlıkta göz gözü görmüyordu. Tilkilerin, kurtların sesi bütün ormana yayılmıştı. Yarasalar av için kanatlanmışlardı. Ağaçlarla, yabani çiçeklerle, sarmaşıklarla dolu ormanda hiç durmadan koşuyorlardı profesör ve Jhonny. Bazen Jhonny bir-iki saniyelik dinleniyor, sonra profesörden geride kaldığını görünce koşmaya devam ediyordu. İki-üç dakika sonra yetiştiler Rudolf'un gittiği yere. Meşalesi Daha fazla oku
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 19.Bolum
Kayıp(19.bölüm) Prof.Hambert Ken-zhi ve Ming'le beraber otelden çıkıp gitti. Kasabanın etrafındakı bir derenin yanına götürdüler. Orada Kara Şövalye'yi öldürmesini istediler ve bunu yaparsa karşılığında ona büyük miktarda para vereceklerini söylediler. Prof.Hambert biraz düşündükten sonra bu teklifi kabul etti. Rudolf: "Profesör nerede? Söyle nereye gitti? Ben zaten senden şübheleniyordum. Kesin bir şey yaptın. Önce bana böcek yedirdin, sonrada profesör kayboldu!" Jhonny: "Aaa! Yeter! İki kişi gelip profesörü aldılar. Nereye götürdüklerini bilmiyorum." Yaklaşık on beş-iyirmi dakika sonra Prof.Hambert otele Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...