minik eller
anne demesi yüregimi yakmısti. anne ne demek bilmiyordu bile. diz coküp, kendi küçük yüreği koca prensesin önünde. ona annesi olmadığımı anlatmıştım. güçlü durmak zorunda olan yüreğim tir tir titremisti. bütün zamanımı bana verdiği gülüşlere ayırdim yıllardır. ama ayrilik vakti geldi. kesti hayatımın biletini aç gözlü adam. beni bırakma dedi miniğim. egildim yine önüne. -seni bırakmak istemiyorum dedim. gözlerim doldu. boğazımda toplandı geriye kalan söyleyemediklerim. menekşe ayna alacaktin bana dedi. tutamazdım kendimi daha fazla sarıldım. saclarini topladim yuzunden. mis kokusunu belkide son kez içime çektim... şimdi geriye kalan verilmiş sözler sadece... cebimde çok istediği menekşe ayna ve ben o kadar yanlız kaldık ki bu deniz kıyısında...

Benzer Hikayeler


sevgi
Sigarayı rüzgarda kibritle yakmak kadar zordu seni anlamak, belki de çakmak gerekiyordu
Evet galiba bu kurşunu yine yedim :smiley: https://www.youtube.com/watch?v=kNyRo1CU2Fo
Sessizlik Bekçisi
Hayatımda hiç bu kadar sessiz ve güzel bir bekçi ile karşılaşmamıştım. Öylesine sessiz ve masumdu ki kendimi onun yanında kirli hissettim. Yanına yaklaşamadım korktum onu kirletmekten ya da gereksiz seslerden onu rahatsız etmekten. Hiç konuşmadan anlatma yeteneği vardı. Bakışları sanki yılların şairi yılların yazarıydı. Öyleydi tabi zaten bana tek bakışıyla aşk'ı anlatmamışmıydı. Onun bakışları anlatmıyor mu bana geceleri kırmızı başlıklı kızı. Gülüşü masumluğun tanımıydı resmen. Sus dedi içimde ki ses her zaman, duyacak sessiz ol. Bir insan hem bu kadar sessiz hemde bu kadar iyi bir yazar olamaz. Bazen oturuyorum tek bacağı kı Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...