?>
İşte bu da benim hikayem. Muhtemelen bunu okumayacaksınız, sağlık olsun ben içimi döküp rahatladım.
Yaklaşık 1 ay önceydi. Aradı beni, ben İstanbul'a gidiyorum dedi, ama nasıl olur aniden, bir anda apar topar, bana bundan hiç bahsetmeden.
"Ama sana ihtiyacım var bugün buluşsak olur mu?" diye sordum şu an otobüsteyim dedi. Ne yani bana veda etmeden öylece gitmiş miydi?
Son kez sarılmadan. "Beni öylece bırakıcak mısın?" diye soramama fırsat bile vermeden. Boğuk bi sesle "peki,tamam" diyebildim.
Eve gittim sigara yaktım ağladım, çok ağladım. Aradan 1 hafta geçmişti ve o mesaj atmamıştı en son kendimi toparlayıp 'bitti mi ?' diye sorabildiğimi hatırlıyorum. "Evet bitti" dedi sadece bunu yazdı.
Neden bana veda etmedin diye sordum, böylesinin daha kolay olucağını düşündüm dedi. Bu acıya öyle üzülmüştüm ki...
Günlerce tek damla yaş dökmedim, etrafımda onlarca üzücü olay oldu; hastalıklar, ölümler... Ama ben üzülemiyordum, hissedemiyordum, ağlayamıyordum.
Daha sonra bunun depresyon olduğunu öğrendim. Fazla uzun sürmedi güçlüydüm çünkü, zamanla unuttum o kendimden çok sevdiğim aşkımı, sadece aklıma gelince ağlıyordum.
Alışmıştım artık hatta geri dönmemesini bile istiyordum çünkü ondan nefret etmeye başlamıştım.
Tam 2 ay sonra geri döndü, beni aradı ve konuşmak istediğini söyledi. Ne diyeceğini çok merak ediyordum, kabul ettim.
Eskiden gittiğimiz kimselerin bilmediği bir deniz kıyısı vardı, oraya gittik.
Daha önce birlikteyken küçüklüğümden beri balık tutmak istediğimi söylemiştim, yanında iki küçük olta vardı şaşırdım ve o an ona duyduğum nefretin zerresi yoktu artık.
Hiçbir şey olmamış gibi hissetim. Birkaç balık tutma çabasından sonra sarıldı bana. O kadar özlemişim ki onu, kokusunu, o sıcaklığı.
Beni affet dedi, çok özledim seni, sensiz yapamıyorum. Küçük bir gülümsemeyle saçların da uzamış dedi.
Zor tuttum kendimi ağlamamak için yinede bir damla yaş süzüldü işte. Görmesin diye kafamı eğdim.
Onu affedemiyordum, ama çok özlemiştim ne diyeceğimi de bilmiyordum, ne yapacağımı da.
Sadece sarıldım, o anlamıştı zaten. Şimdi 3 ay oldu. Onun yanındayken huzuru bulmuştum. Birden yine veda etti.
Son vedasını yaparken "Madem gidicektin, neden geldin?" diye sordum "bilmiyorum" dedi. Ve yine gitti.
Buraya yazamacağım şeyler yaşandı. Çirkin, hoş olmayan şeyler. Bunları yaşayarak anılarımızı bi hiçe çeviren şeyler.
Sonra anladım ki, aşk gerçekten yok. 2 ay oldu. Sanırım şu an bi sevgilisi var ve ben hala onu çok seviyorum.
Belki de sevdiğim hatıralarda kalan anılarımızdır bilemiyorum. Tek bildiğim bunları yazarken döktüğüm gözyaşlarına değmeyecek biri olduğu, farketmez.
İşte bu da benim hikayem. Muhtemelen bunu okumayacaksınız, sağlık olsun ben içimi döküp rahatladım.

Benzer Hikayeler


Zaten en çokta sen gitmem demiştin.
Sırtımdan bıçaklandım
1 yıldır aşık olduğum yurtdışında iken 6 ay boyunca beklediğim hergün birbirimize olan özlemimiz den videolu görüşmelerde karşılıklı ağladığımız henüz birbirimizin elini dahi tutmamışken birbirimize bu kadar bağlı olduğumuz kalbimi istese tereddütsüz söküp vereceğim adam tarafından bir hafta önce hiç bir sebep yokken planlı tasarladığı şekilde sırtımdan ve karnımdan bıçaklandım omuriliğimi sıyırıp geçti henüz boynumu doğrultamıyorum dalağım zedelendi iyileşicektir yaralar kapanıcaktır fakat aklıma mani olamıyorum kafamda milyonlarca soru neden??? Nasıl kıydı???
Devamını Oku
bir dosta aşık olmak! Sonu mu? Sonu....
İkimizde fırtınalı bir hayatın ortasındaydık. İkimizde acısını çektiğimiz aşkların yaralarını sarmaya çalışıyorduk. İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır, her anımız birlikte geçer olmuştu. Bu yakınlaşma kısa bir sürede ve hızlı olmasına rağmen benim zamanım için öyle güzel geçiyordu ki içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim. Sanki bir hayal dünyasındaydım, kendime geldiğimde bi baktım ki sana aşık olmuşum. Kendimi tutamadım işte duygularıma hakim olamadım. Sen benim platonik aşkım, bense senin hala dostundum artık. İçimdeki aşk öyle bir noktaya geldi ki kendimi çok zor tutar duruma gelmiştim. Ama daha fazla tutamazdım ke Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...