Yalnız adam 2
Gün doğarken adam uyandı. Erken kalkmak onun için bir alışkanlık haline gelmişti. Adam elini yüzünü yıkadı. Daha sonra dolaptan çıkardığı kahvaltilikları masanın üzerine koydu. Oturup kahvaltısını yaptı ve tekrardan masayı topladı. Yaşlı adam her zaman ki gibi sahile gidip martılara ekmek atmayı ve denizi izlemeyi düşünüyordu. Üzerini değiştikten sonra paltosunu ve bastonunu eline aldı. Dış kapıyı kitledikten sonra ağır adımlarla sahile doğru yürümeye başladı. Adam simitciden iki üç simit aldı. Yürümeye devam etti. Ne garip şeydi. Kalabalıkların içinden geçiyor ama kimse onu farketmiyordu. Hiç bir sima ona tanıdık gelmiyordu. Ad Daha fazla oku
Devamını Oku
Tanrım beni neden yarattın
Ulan bir insan bu kadar beceriksiz olur mu? Neye elimi atsam neye bulaşsam bi boktanlık çıkıyor. Bıktım yav valla bıktım Eyyyy Tanrı beni unutacaktın neden yarattın? Bende normal insanlar gibi olayım yav bende hiç yoktan 1 şey başarabileyim birşey becerenbileyim bıktım yav bıktım ölsemde bitse artık bu işkence. Yoruldum yav yoruldum ben artık kaldıramıyorum. Beni neden yarattın neden neden neden
Devamını Oku
Yalnız 1
Adam dış kapının anahtarını çevirip içeri girerken gözü duvardaki zile takıldı. Ne garip şeydi. O zili bir kez bile kullanmamıştı. Çünkü o eve ondan başka kimse girmemişti. Adam kapıyı açtı ve içeri girdi. Ayakkabılarını içeri aldı. Üzerinde ki paltoyu çıkarıp askıya astı. Koskoca evde duyduğu tek ses kendi nefesinin sesiydi. Bir de ulu orta uçan üç beş sinek vızıltısı ve arada onun yalnızlığına eşlik eden buz dolabının sesiydi . Adam alışmıştı artık bu sessizliğe ve kimsesizlige. Korkmuyordu sessizlikten. Korkmuyordu karanlıktan. Korkmuyordu kimsesizlikten. Hatta öyle bir hale gelmişti ki diğer seslerden korkar olmuştu . A Daha fazla oku
Devamını Oku
Oysa tek ihtiyacım...
Oysa tek ihtiyacım; seviyor sevmiyor oynarken fazladan bir papatya yaprağıydi. Benim ihtiyacım senin dudaklarından dökülen bir "evet kelimesiydi aslında. Bana sevgiyle bakan gözlerin, beni görünce benden esirgemeni istemediğim bir tebessümdü aslında. Kocaman elim içinde o kücük, sıcacık elindi ihtiyaç duyduğum. Küçücük kalbimin içinde dağlar kadar olan sevgime karşılıktı tek ihtiyacım... Ama hayatta ne fazladan bir papatya yaprağı, nede senin dudaklarından dökülen bir evet kelimesi oldu. Belki nefretle bakmadı bana o gözlerin. Ama sevgiyle de bakmadı. Acıyarak ve küçümseyerek baktı. Elim boş kaldı benim. Öyle elimi tutacak biri yoksa ce Daha fazla oku
Devamını Oku
Ölüyorum
Zamanım tükeniyor hissediyorum. Bu fani dünyada belkide son günlerimi yaşıyorum. Bu zamanımı da yazmaya harcıyorum. Bütün yaprakları koparılmış papatya gibiydim şu hayatta. Çaresiz ve yalnız. O kadar bitkinim ki göz altımdaki torbaları bile taşıyacak gücü bulamıyorum kendimde. Eskiden sadece gözlerim kızarırdı şimdi madde bağımlısı bir gencin gözleri gibi mosmor olmuş gözlerimin etrafları. Betimleme yapmayı hep çok sevdim şu hayatta. Çevremdekilere bir şey anlatacağım zaman hep uzun yoldan anlatırdım. Her ayrıntıya önem verirdim. Hala öyleyim biraz buraya yazı yazarken betimlemeleri kullanmaya çalışıyorum. Anlatmak istiyorum kalbimin Daha fazla oku
Devamını Oku
Mürekkebim Bitiyor...
Kalemim yoruldu artık eskidi artık yazamıyor. Yaşlanmış ellerime ağır geliyor kımıldatamıyorum. Sevmiyor artık beni güvenmiyor bana içimi dökmeme izin vermiyor beyaz sayfalara. Senin neyine diyor beyaz bir sayfa. Belki de vaktim doldu bu sayfalarda çok yazdım. Hep şey derdim kendime ölene dek yazacağım pes etmeyeceğim. Çevremde ki her şeyi yazacağım. Ama bu aralar anlıyorum ki utanıyorum yazarken o kadar basit görüyor ki insanlar hayatı. Geçen zamanın ölümün habercisi olduğunu anlayamıyorlar yada anlamak istemiyorlar. Çünkü onların işine gelmiyor gerçekle yüzleşmek. Hep tozpembe olsun istiyorlar hayatlarının her gün kaydıraktan kaymak attığ Daha fazla oku
Devamını Oku
öyle özledim ki
Şimdi sana çok özledim desem, vereceğin cevabı biliyorum ama çok özlüyorum. Anlatılır hal değil inan. Yazamıyorum, arayamıyorum, sarılamıyorum, hiç ödemiyorum. Fakat öyle özledimki, yer gök şahit,herkes üzülüyor..
Devamını Oku
talihsiz3
istanbulun pislik bi semtinde bir yetimahane yüzümde hiçbi zaman geçmicek bir yara yavaş yavaş kendini kaybeden psikolojim ve berbat insanlar burası bana devranı özletti ama burdan çıkmak için reşit olmam lazım ama daha 14 yaşındayım daha 4 yıl var madem bu delikten çıkmak imkansız bende buraya uyum sağlarım. bugün yemekler şahane... atık yağlarla ve bozuk patateslerle yapılmış türlü ayrıca bayat ekmek... tabildotu elime aldım ve oturcak bir yer seçtim kendime giderken bir çocuk ayağıma çelme taktı haliyle yemek yere döküldü yetimhanenin müdürü bana yaklaştı ve "burda yemekler ziyan edilmez eğer aç kalmak istemiyosan yerden ye" de Daha fazla oku
Devamını Oku
bir şiir
her şey güzel olacak biliyorum biliyorum doktor gözlerin söylüyor. yoruldum biliyorsun,özledim özledim duvar arası paslaşmaları özledim doktor masalların başladığı günleri özledim en büyük kötülüğün dikensiz olduğu zamanları biliyor musun doktor en çok sevmeyi özledim kaldırımlara çıplak bastığımız uzun çorapları dizimize kadar çektiğimiz ölümü bal arısı sandığımız günleri özledim doktor.
Devamını Oku
Son defa görsem seni Kaybolsam yüzünde Son defa yenilsem sana
Nasılsın nasıl gitti? Alıştın mı sen de? Evlenmişsin, nasıl oldu? Bulabildin mi sonunda? İyiyim ben Hem sen tanırsın beni Ne yapsam ne söylesem O geç kalmışlık hissi Son defa görsem seni Kaybolsam yüzünde Son defa yenilsem sana Hiç anlamasan da Son defa benim olsan Uyansam yanında https://www.youtube.com/watch?v=tN0tDRCachE
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...