Yine bir gün
Beyaban
  -
 Bay
  -
 
 15 Gönderi     8 Takipçi     0 Takip
Soğuğun Çocukları!
Ne ister ki insan hayattan? Mutlu uyanmak mı sabahları yoksa huzurlu uyumak mı geceleri. Nefes almak yeterdi oysaki bazıları için. Severlerdi onlar kuşların cıvıltısını. Bir müzik duyduklarında mırıldanırlardı sessizce. Açarlardı bir kitap dalarlardı olayın en derinlerine. Tutarlardı balık huzur verirdi onlara denizin senfonisi. Dalgaların feryatlarını dinlerlerdi saatlerce. Ellerinden bir şey gelmezdi boğulan ruhlarına. Onlar aramazdı bir neden gülmek için. Alır çantasını giderdi uzaklara arkasına bile bakmadan. Sessizdi ayakları ses çıkartmazdı giderken haberi bile olmazdı dünyanın. Göç ederlerdi kimsenin olmadığı uzak diyarlara. Çü Daha fazla oku
Devamını Oku
Heybemde ki Yıldızlar!
Mutluluk bu kadar uzak mıydı soframa. Hiç mi beğenmedi soframda ki yemekleri? Hiç mi denemedi sıcacık çorbamdan. Tuzu mu eksikti acaba ya da çok mu fazlaydı acısı. Ben doyuyordum o sofrada o niye doyamadı acaba? Neden diye soruyorum sürekli kendime neden hep karanlık dünya. Neden aydınlatmıyor gecelerimi eski dostlardan kalma bir anı. Neden kafamı yastığa koyduğumda uyuyamıyorum. Neden sevmiyorum geceleri çöken yalnızlığı. Neden yetmiyor gökyüzünde ki yıldızlar. Işıkları teker teker sönerken neden canım acıyor. Bilmezdim küçükken hayatın bu kadar acımasız olduğunu. Çevremde ki insanları doğru seçmem gerektiğini. Heybemde biriktirdiğim Daha fazla oku
Devamını Oku
Özledim
Özledim yere düştüğümde dizlerimin üstündeki tozları sildikten sonra koşmaya devam etmeyi. Dizim kanadığında umursamadan top oynamaya devam ettiğim günleri özledim. Bayramda aldığım yeni kıyafetlerle yattığım günleri, o heyecanı kapı kapı şeker toplamayı her şeyi o kadar özledim ki. Yatmaya doyamadığım tam on sekiz yılımın geçtiği sırtımın eskittiğini yatağımı bile özledim. Yeni yatağım onu o kadar çok aratıyor ki. Eski kitaplarımı özledim heyecanla koşa koşa gittiğim kitapçıdan aldığım o yeni kitabın kokusunu özledim. Gece gözlerimi kapattığımda beş dakikada uykuya daldığım günlerimi özledim. Şimdi ise uyku haram bir Daha fazla oku
Devamını Oku
Kardelen
Ağlar mıydı gözlerin hiç hatırlamıyorum. Hiç kalbinin sıcaklığını hissetmiş miydim ellerinde. Belki de bir sonbahar akşamıydı aşk ve biz kışın açan kardelen. Yetişemedik... Tutunamadık her mevsim bir toprağa. Bekledik bir gün gelirde bizde köklerimizi salarız diye. Ama hep geç kaldık. Yanımızdakiler buldular ilkbaharda sevdiklerini biz çürürken. Aşk sularken herkesi gözlerimiz yolları gözledi belki bize de düşer bir damla sevinir yapraklar açar çiçekler. Bize hiç uğramadı yapraklarımız hep aşağı baktı gökyüzünün maviliğinde kaybolup ilkbahar kokusunu çekemedi dallarına. Artık beklemiyor yapraklar bir damla su köküne sa Daha fazla oku
Devamını Oku
Babalar Günü (Babama)
Arkadaşlar İki gün sonra babalar günü. Lütfen benim için babanıza sürpriz yapın ve sımsıkı sarılın. Bütün dargınlıkları bir kenara koyun ve ona seni seviyorum baba diyin. O söyleyemez belki ama o sizi her şeyden daha çok seviyor. Bir anlık kızgınlıklarla büyük hatalar yapmayın. Bir defa gidince çok pişman oluyorsunuz. Onlara sarılın ve seni seviyorum diyin. Ben diyemedim Siz diyin... Sanki biraz erken oldu evimizin kapısından son çıkışın. Çok erken oldu sanki sarılışın. Çok geç demlendi belki de o çok sevdiğin çayın. Gözlerinin feri hazır değildi belki sönmeye. Göremedim içindeki feryadı gözlerinde. Hissedemedim sarıldığında Daha fazla oku
Devamını Oku
Pazarımda ki Son Meyve!
Buraya yazdığım her şey benim içimdeki duyguların kalbimin haftada iki kere içinden umut treni geçen dar bir sokağına kurulmuş bir pazarından sadece bir kaç meyvesi. O sokak o kadar dar ki tren azıcık büyük olsa bütün hayatınızın üstünden geçer. Bazen o kadar küçük gelir ki nefes alamazsın sıkılırsın duvarlara yazılar yazarsın. Belli olmaz fiyatları bazıları çok ucuzdur bazıları çok pahalı. Bazı meyveler çürük çıkar bazıları tam zamanında toplanmış nar gibi. Bazıları ilaçlanmış gibi koskocaman bazıları organik ve küçücük. Hiçbir zaman yerine gelmeyeceğini bildiğimiz umutlarımız besler onları. Bazılarına yetmez çürür Daha fazla oku
Devamını Oku
İtiraf Ediyorum!
İtiraf ediyorum hiç istemedim düştüğüm yerden kalkmayı. Dediğim gibi çabalamadım gündüz gece. Tutunmaya çalışmadım hayatın yosun tutmuş ince uzun dallarına. İtiraf ediyorum herkese ederinden daha fazla değer verdim. Beni sevmediğini bildiğim halde yanımda tuttum bazılarını. Arkamdan kuyu kazanları selamladım her gün. Bakmak istemesem de baktım her gün o kirlenmiş yüzlerine. Güldüm ikinci yüzlerine ikinci yüzümle. İtiraf ediyorum hiç sevmedim şu hayatta. Herkesin dilinde olan aşığım lafını çok az kullandım. Herkes bana sen sevemezsin dedi. Neden susuyorsun be adam konuşsana dediler. Konuştum anlamadılar. Sustum anlamadılar. Sevdim anl Daha fazla oku
Devamını Oku
Eskilerden!
Bazen gezinirken eskilerden bir türküye denk gelirim. Bir anda içimde bir fırtına kopar içimde. Sanki kalbimin bir köşesi hasret kalmış bu türküye kendini aramış gündüz gece. Aşık Veysel Der'ki "Bilmiyorum ne haldeyim gidiyorum gündüz gece". Sanki Aşığım yıllar önce beni anlatmış türküsünün mısralarında. Dinledikçe benden çok şey götürüyor ama o kadar çok şeyde getiriyor ki vazgeçemiyorum karşıma çıktığında. Herkesin dilinde bir laf insan düştüğünde kalkmayı bilmeli. Bence bazıları kalkmak istemiyor benim gibi. Umudun hiç mi yok diyeceksiniz belki. Belki vardır kalbimin derinliklerinde ışık girmeyen penceresiz bir odas Daha fazla oku
Devamını Oku
Öleceksin!
"Ölmek istemiyorum" dedi kısık ve korkak bir sesle. Sesinde büyük bir çaresizlik vardı. Suratında ki derin yaradan kanlar akıyordu. Gözlerinin feri sönmek üzereydi. "Ama öleceksin" dedi şirin bir ses. "Öleceksin..."
Devamını Oku
Son Pişmanlık
Her gece olduğu gibi aldım kalemimi elime başlıyorum karalamaya nazlı defterimi. Naz yapıyor her gece yazma gıdıklanıyorum diyor. Ben gülemedim sen gül diyorum ona ve başlıyorum yazmaya. Belki de pişmanlıklarım bir iskambil destesinde ki tek bir kart olsa bütün evreni kaplardı. Sessizce oturup konuşsam onlarla dinerdi belki içimdeki sızı. Acı vermezdi belki o kadar, tenimin çürüdüğünü hissetmezdim geceleri. Kokusunu almazdım çürümüş etin. Gözlerim kaymazdı gecenin bir vakti zifirini karanlıkta ki suretine. Biliyor musun? Pişmanlıklarım hep bana ayak bağı oldu şu hayatta. Hep kendime dedim ki ben bu hayat sanki başka birisi tarafından kullanılm Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...