Kayıp hikayesi 35.Bölüm
Kayıp(35.bölüm)

Jhonny:

"Aaaa!"

Kapıyı açıp oradaki gizli tünele girdiler. Tünelle ilk önce biraz aşağıya indiler. Biraz mide bulandırıcı bir seyahat oldu. Jhonny bağırmaya başladı. Prof.Hambert gözlerini kapattı. Bu tünel biraz korkutucuydu. Birazda gizemli. Acaba nereye götürüyordu onları?

Rudolf Lei'nin soğuktan donan ellerini ısıtıyordu. Sımsıkı sarılmıştı ona. Adeta bir heykel gibi durmuşlardı. Dağların soğuk havası onların sevgisinin karşısında hiçbir şey yapamıyordu. Karlar onların üzerine yağıyordu. Dağlar ısrarcıydı sanki bu iki sevgiliyi dondurmakta. Rüzgarlar acımasızca onları takip ediyordu. Onlarsa Prof.Hambert ve Jhonny'i arıyorlardı. Heryere baktılar ama bulamadılar. Geriye, yani eve dönmek istemiyorlardı. Artık korkmuşlardı. O ev deşifre olmuştu. Her an kafalarına mermi yağa bilirdi o evde.

Rudolf:

"Şimdi nasılsın, Lei? Ellerin ısındımı biraz?"

Lei:

"Evet. Sayende donmaktan kurtuldum.Teşekkür ederim."

Rudolf:

"Bir şey değil. Aşağıya inelim. Orada daha sıcak bir yer bulup dinleniriz. Sonra profesörü aramaya devam ederiz."

Lei:

"Tamam. Ama benim aklıma kötü şeyler geliyor, Rudolf. Şu bir ayda neler yaşadık. Senin klonunu yarattılar. Daha sonra şans eseri klonu kaçırdılar. Sonra Prof.Hambert'i öldürmeye kalktılar. Çok şükür ki, bunu başaramadılar. Şimdide biri bizi tehdit ediyor. Böyle şeyler oluyorken ben iyi bir şey düşünemem."

Rudolf:

"Dünya sadece devamlı hareket eden, dönen bir küre değildir. Dünya hem de bütün canlıların evidir. Hayattaki olaylarda böyle. Herşey iki taraflıdır aslında. Olaylara iyi tarafından bakarsak, herşey iyi sonuçlanır. Eğer kötü tarafından bakarsak, onlar için hiçbir umut kalmaz içimizde."

Prof.Hambert ve Jhonny tünelle aşağıya indiler. Burada da bir mağara vardı. Yeraltı mağaraydı burası. Mağarada bir kaç tane insan cesedi vardı. İşin en garip tarafı, ölen insanlardan birinin eliyle bir şeyi işaret ediyormuş gibi durmasıydı.

Prof.Hambert:

"Burası çok garip bir yer ve de çok korkunç. Keşke, hiç evden dışarıya çıkmasaydık. O zaman bütün bunlar başımıza gelmezdi."

Jhonny:

"Çok haklısın, baba. Şimdi nereye gideceğiz? Buradan çıkış olup -olmadığınıda bilmiyoruz."

Prof.Hambert:

"Biraz bekleyip dinlenelim burada. Sonra gideriz."

Rudolf ve Lei yavaş yavaş dağın eteklerindeki ormana geldiler. Artık hava kararıyor ve orman daha da ürkütücü bir hale geliyordu. Aç kurtların sesi bürümüştü tüm ormanı. Lei korku içinde yürüyordu. Bir an garip sesler gelmeye başladı. Bu an karşıdan bir ışık geldi onlara doğru.

Prof.Hambert ve Jhonny oturup dinleniyorlardı. Bir kaç dakika sonra kalkıp mağaradan çıkmak için bir yol arayacaklar. Biraz sonra mağaradan uğultulu bir ses geldi ve bir anda yer titremeye başladı. Onlar korku içinde bir yerlere tutundular. Taşlar üzerlerine doğru geliyordu. İkiside toz içinde kaldılar. Prof.Hambert buna daha fazla dayanamayıp yere yığıldı...

Benzer Hikayeler


KAYIP hikayesi 3.Bolum
Kayıp(3.bölüm) İkiside sakin sakin giderken hırıltılı bir ses geldi. Bir anda etrafı toz dumanı kapladı. Pr.Hambert dumandan Rudolf'u kaybetti. Karşıda iki yol vardı. Prof.Hambert sağ taraftaki yoldan gitti. Rudolf'sa sol tarafdakı yoldan gitti. Piramite gelenler için sağ taraftaki yolda bir tuzak kurulmuşdu. Prof.Hambert 20-30 metre gittikden sonra, ayağının altındakı toprak kaymaya başladı. Bir anda kendini piramitin aşağısındakı mağarada buldu. Burada da bir kaç tane insan cesetleri vardı. Prof.Hambert bu mağaraya düşen ilk insan değildi. 1957 yılında 2 İtalyan arkeoloğu araştırmalar yapmak için buraya gelmişdiler. İki gün sonra arkeol Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesinin yeni bölümlerinde neler olacak?
Kayıp hikayesinin yeni bölümlerinde kahramanlarımız Türkiyedeler! Profesör Hambert kendisine yapılan bir aramayla Türkiye'ye gitmeye karar veriyor. Burada iki gün kalan kahramanlarımız hem İstanbul'u gezip hem de yeni maceralar yaşadılar. Onların başına neler geldiğini yeni bölümlerde öğreneceksiniz!
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 36.Bolum
Kayıp(36.bölüm) Rudolf ve Lei ormanda arama yaparken garip sesler gelmeye başladı. Sonra çalıların ve ağaçların arkasından, uzaktan bir ışık onlara doğru yaklaşmaya başladı. Lei korkmaya başladı. Gece vakti dağ başındaki ormanda beliren bu ışık hiç hayıra alamet değildi. Rudolf tabancasını hazırladı. Yavaş yavaş öne doğru gitmeye başladı. Adım adım ışığa doğru ilerliyordu. Işıkta onlara doğru yaklaşıyordu. "Karanlığın içinden gelen bu ışık belkide bizi bambaşka bir hayata sürükleyecek. Belkide kaybolacağız o ışığın içinde."-diye düşünüyordu Lei. Bu zaman yeraltı dünyasında bir teşviş vardı. Sakin Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...