Kayıp hikayesi 25.Bölüm
Kayıp(25.bölüm)

Ming sakince adama yaklaştı. Arkasından adamı bıçakladı. Adam arkasını döndü. Aaa, hayır! Bu adam prof.Hambert değildi. Ming adamlarıyla birlikte hemen oradan uzaklaştı. O da profesörü öldüremedi. Acaba şimdi sıra kimde? Prof.Hambert'i ne gibi tuzaklar bekliyor? Tüm soruların cevabını zamanla yaşayıp öğreneceğiz.

Prof.Hambert festivalde çok eğlendi. Böcekli yemekler hariç, bazı Çin yemeklerinin tadına baktı. Çin tarihi hakkında değerli bilgiler öğrendi. İki saatlik gezintiden sonra Pekin'in en güzel sokaklarından birinde üç odalı bir evi kiraladılar. Burada bir ay boyunca kalacaklar.

Komşuları çok iyi insanlardı. Özellikle de Bulgaristandan buraya gelen Mihail bey. Onun 86 yaşı vardı. Dünyada çok fazla şey görmüştü. Ailesini ikinci dünya savaşında kaybetmişti. Ne olursa olsun hayata sımsıkı sarılıyordu. Hayatına tek başına devam ediyordu.

Mihail bey:

"Yıl 1942. Aralık ayının son günleriydi. Savaşın en kızgın dönemiydi. O zamanlar ben Berlin cebhesinde savaşıyordum. Bir kasabada güzel bir evimiz vardı. Eskiydi ama bizi mutlu etmeye yetiyordu. Bir tane kızım vardı dünyalar güzeli. İsmi Lulia'ydı.

Eşim Nedelya bütün gün onun peşinden koşuyor, zor günlerde ona göz-kulak oluyordu. O zamanlar açlık vardı. Bir dilim ekmek bile zor bulunuyordu. Bize iyi savaşmamız için bazı vitaminli yiyecekler yediriyorlardı. Çok zor bir dönemdi. Nedelya her hafta pazar günü bana mektup gönderirdi. Ama bir gün mektup gelmedi. Ben kötü şeyler düşünmeye başladım hemen. Düşündüğüm şey başıma gelmişti."

Bu zaman Mihail'in gözünden hafif yaş geldi. Gözünü sildikten sonra konuşmaya devam etti.

Mihail bey:

"Kasabayı bombalarken bizim evide patlatmışlar. Eşim ve kızım o gün öldüler ama ben kendimi kaybetmedim. Kanımın son damlasına kadar savaştım."

Sonra çekmecedeki altın madalyasını çıkarıp onlara gösterdi. "Bu madalyayı kahramanlık yaparak kazandım. Düşmanların üç tankını ele geçirmiştim."-dedi.

Prof.Hambert:

"Savaşı canlı canlı savaşmış, o zorlukları görmüş birinin ağzından duymak çok güzel. Hayat defalarca sınamış sizi. Büyük acılar yaşatmış ama siz hala hayat dolusunuz."

Mihail bey:

"Çünki, hayatı böyle yaşamak lazım, profesör bey. Kaybettiklerine üzüleceksin ama kendini kaybetmeyeceksin. Acılarının içinde boğulup kalırsan, bu senin cesaretsizliğindendir." Bu sözler uzun süre onları düşündürdü. Biraz daha sohbet etdikten sonra Prof.Hambert, Jhonny ve klon Rudolf evlerine gittiler. Televizyonu açtılar. Haberlerde festivalde arkasından bıçaklanan yaşlı adamı gösteriyordular. Prof.Hambert henüz bir terslik olduğunun farkında değildi.

Gerçek Rudolf acı içinde beklemekteydi. Lei yine her zamanki gibi onun odasını temizliyordu. Bu sefer Rudolf dayanamadı ve ondan ellerini, ayaklarını açmasını istedi. Lei makasla ona bağlı olan ipleri kesti.

Rudolf:

"Yardımın için sağol."

Lei:

"Bir şey değil. Sen iyimisin?"

Rudolf:

"Evet! Hemde bomba gibiyim. Şimdi sende benimle geleceksin!"

Lei:

"Nereye?"

Rudolf:

"Kaderimiz nereye götürürse, oraya..."

Benzer Hikayeler


Kayıp hikayesi 42.Bölüm
Kayıp(42.bölüm) Ben, profesör Hambert! Yaşım kadar belayla yüz yüze geldim, Kaç arkadaşımı gömdüm, Kaç tane zor görevler gördüm, Benim için üzülmeyin! Arkamda büyük bir hayat bırakıp gidiyorum. Yoruldum artık haksızlıklardan, Küçük insanların büyük oyunlarından. Arkadaşlarımdan, oğlumdan, Çok uzaklara gidiyorum. Ben bu hayatı bırakıp gidiyorum... Silah seslerini duyan insanlar laboratuvarın olduğu tarafa koştular. Profesör Hambert kanlar içinde yerde yatıyordu. Vakit kaybetmeden ambulansı ve polisi aradılar. Profesörün telefonu çaldı. Yanındaki insanlardan biri telefonu cebinden çıkardı. Arayan oğl Daha fazla oku
Devamını Oku
Kayıp hikayesinin yeni bölümlerinde neler olacak?
Kayıp hikayesinin yeni bölümlerinde kahramanlarımız Türkiyedeler! Profesör Hambert kendisine yapılan bir aramayla Türkiye'ye gitmeye karar veriyor. Burada iki gün kalan kahramanlarımız hem İstanbul'u gezip hem de yeni maceralar yaşadılar. Onların başına neler geldiğini yeni bölümlerde öğreneceksiniz!
Devamını Oku
KAYIP hikayesi 8 ve 9.Bolumler
Yazim hatalari olabilir arkadaslar. Bunlar daha 1 yil once yazdigim ilk bolumler. Kusura bakmayin. Kayıp(8.bölüm) Bütün kanallarda,radyolarda Amerikalı bir profesörün kaybolması haberi dönüyordu.Bu Pr.Hambertdi.Evet!Her kes profesörün Moskovada kaybolduğunu söylüyordu.Bütün sokakları onun resimleri kaplamışdı.Polisler ve Amerikanın buradakı konsolosluğunda çalışanlar her yerde ünlü profesörü arıyordular.Bütün hastaneler,morglar kontrol ediliyordu.Hatta profesörün kaçırıla bileceğini düşünüp,bazı şübheli evlere baskınlar yapıyordular.Her kesi bir soru düşündürüyordu:winking:r.Hambert nerede? Bazı hükumet görevlileri Pr.Hambertin Daha fazla oku
Devamını Oku

Yinebirgün Hikaye paylaşım platformu

Herkesin bir hikayesi var...